10 Eylül 2012 Pazartesi

Öğretmene Mektup...





Okula başlamamıza 1 gün kala gittiğim veli toplantısında Gülizar öğretmenim çocuklarınızı bir mektupta anlatın isteği üzerine YES için yazdığım YES'i anlattığım mektubum.
Bundan sonraki okul hayatında başarılar diliyorum Meleğim... 

Yağız Enes Sartaş

Biz aslında ona kısaca Yes diyoruz. Çok girişken hiç yabancısı olmayan bir çocuktur. Hiç tanımadıkları insanlar gel dese işine gelirse arkasına bakmadan gider. Bu durum aslında bizi çok korkutuyor o yüzden pimpirikli bir insan olmama neden oldu.

Diksiyonunun düzgün olduğunu düşünüyorum. Duygu, düşüncelerini ve isteklerini gayet rahat anlatabilir.

Yufka yürekli, sevimli, inatçı, az paylaşımcı bir yapısı vardır.
Neden sorusuna çoğunlukla ‘’ondan’’ cevabını verir. 1-10 hatta biraz zorlarsak 20 ye kadar sayar ama harfleri bilmiyor.

Her erkek çocuğu gibi arabalar tutkusudur, odasında bir sürü arabası var. Arabaları da alır simetrik şekilde dizer. Yan yana, arka arkaya.. sadece onu değil tüm oyuncakları dizme huyu vardır. Oyuncak mağazasına gittiğimizde ilk araba reyonuna gider ama son 2 aydır puzzle da ilgisini çeker oldu o yüzden artık daha çok puzzle almaya çalışıyorum.
Kendine ait bir odası vardır ama çok nadir odasında oyun oynar daha çok oyuncaklarını salona taşır ve yanımızda oynar. Odasında uyumaz hala yanımızda uyur. Çok hareketli yerinde durmayan bir çocuk. Gün içerisinde o kadar hareket eder ki artık azcık otursun diye çocuk kanalları arasında mekik dokuruz.

Kıyafetlerini tam olarak tek başıma giyip çıkaramıyor destekle çıkarıyor. Tersi düzü de zamanla öğrenicez. Ayakkabılarını ise kendisi giyip çıkarabilir.

Bağışıklık sistemi için söyleyebileceğim kolay kolay hastalanmaz ama ateş falan çıkacağında önce yanakları ve dudakları kızarır ve sonra ateşi birden yükselir. Herhangi bir bulaşıcı hastalık geçirmedi.

Yemek alışkanlığı; Yeme içme alışkanlığı benim aşılayabildiğim kadarıyla var. Şöyle ki; öğünlerini kaçırmamaya özen gösteririm ama bazen aburcuburdan kendini alamaz bu yüzden öğünler kaçar. Ben babasına oranla daha otoriterim babamız daha yumuşak anlayacağınız babamızı çok sinirlendirmedikçe babasını parmağında oynatır. Anane, babane, dedeleri işin içine hiç katmıyorum. Sınıfta bahsettiğiniz gibi ödüllendirmeyle bazen yemek yedirdiğim oluyor. Şeker, çikolata, pasta vs. hayır demez. Köfte, patates kızartması favori yiyecekleridir, Süt ve yumurta da yediremiyorum.

Tuvalet eğitimi; Bezi daha bu yaz bıraktık ama geceleri hala bağlıyoruz. Biraz destek olup sabaha kuru kalksa onuda çıkarıcaz ama sanki tüm günün acısını gece çıkarıyormuş gibi sabaha dopdolu bezle kalkıyor çoğu zaman. Bu arada bezi çıkardığımızdan bu yana eli sürekli pipide geziyor. İnterneti çok kullanan bir ebeveynim araştırmama ve duyumlarıma göre üzerine gitmemem gerekiyormuş fakat dışarıda azda olsa rahatsız oluyorum ve bazen müdahale etmek durumunda kalıyorum. Sünnet olmadığımızdan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama sanırım okul bu duruma azda olsa mani olur.
Evde kendi başına çişini yapıp toparlanabiliyor ama kakasında gidip yapıyor temizlik kısmını ben üstleniyorum çünkü temizleyemiyor. El yıkama olayında da kendisi yıkıyor, gerçi yıkamadan önce sorar ‘’sabunlayayımmııııııııııııı’’.  Bazen kraker falan yediğinde ellerini yıka ama sabunlamana gerek yok derim o yüzden ne zaman gerekli anlayamıyor sanırım.

İkili ilişkiler; Arkadaşlarıyla ilişkisinde başarılıdır şöyle; girişken olduğu için hemen kaynaşır oynamaya başlar. Yapıcı bir kişiği vardır. Vurma huyu yoktur ama karşı taraftan şiddet görürse o da şiddet gösterir. Önceleri ağlardı ama artık (yanlışmı yaptı bilmiyorum ama savunmasını istediğim için) o da karşılık veriyor. Zaten zamanlar göreceksiniz sizde uyumludur. Bu arada uykuya düşkünlüğümüz vardır eğer uykusuzluk çekiyorsa çok agrasif ve her şeye ağlayan bir çocuk olup çıkıveriyor. Normalde ağlama huyu hiçmi hiç yoktur.

Şimdilik anlatabileceklerim bu kadar zaten zamanla kendisini sizde rahatlıkla çözeceksiniz. 

S.S.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder