Dün 18. ay kontrolleri için doktorumuz İbrahim bey`e gittik.
Kilo ölçümünde tartımızın üstüde gayet rahat otursa da boy ölçümü için tekrar yatırıldığında ağlamalarda peşinden geldi. Sonuç;
Gelişim Tablosunda Boy Bizim kontrolde çıkan
18.ay 75-89 cm arası 86 cm
Gelişim Tablosunda Kilo Bizim kontrolde çıkan
18.ay 8.7-14.3 kg arası 11.1 kg
Not: Bu arada sağlık ocağındaki ebe(!)miz`in ölçümüyle doktorumuzun ölçümü arasında dağlar kadar fark vardı. Sanki 2 haftada çocuk 90 derecede yıkanmış gibi çekmişti. ( :( )
Not: Bu arada sağlık ocağındaki ebe(!)miz`in ölçümüyle doktorumuzun ölçümü arasında dağlar kadar fark vardı. Sanki 2 haftada çocuk 90 derecede yıkanmış gibi çekmişti. ( :( )
Tabi doktorumuza göre kilomuz 3 ay önceki kilomuzla karşılaştırılınca biraz düşük çıktı.
Kan tahlili istediği için laboratuara indik. Kontrolümüz sırasındaki feryatlar bitmiş hiçbir şeyden habersiz olan oğlum olduğu yerde durmuyor, önüne geçene gözlerini yumup dişlerini göstererek çirkin oluyor, sevmeyen yüzü asık olan biri bile onu görünce yüzünde hafif bir gülümsemeyle oğluma yaklaşıp yanağından makas alıyordu. Bizim oğlanda sanki karşıdakinden bunu bekliyormuş gibi kazandığı galibiyetle şımarık şımarık etrafa koşuşturuyordu.
Kan alma sıramız geldiğinde içeri girerken gülümseyen bakışlar ardını koltukta kan alınan teyzeye görünce birden ciddiyete dönüştü, hele kan alımı için kullanılan yatağa biz uzanınca çığlık kıyamet koptu. Tabi bir yandan onun kollarını tutarken bir yandan da benim gözümden damla damla yaşlar akıyor, içim cız ediyordu.
Annelik bu olsa gerek.
İşimiz bitip odadan çıkarken ağlaması dursa da mızıklaması hala devam ediyordu.
1 saat sonra verilen sonuç kağıdımızda kan değerlerimiz oldukça düşük fakat bunun demir eksikliğinden kaynaklanmadığıydı. Doktorumuz birde Akdeniz Anemisi test`i istedi fakat oğlumun canını bir daha acıtmak istediğimden ve sonuçlarımız doktorumuz tatile gittikten sonra çıkacağından yaptırmadık.
İştahımız için vitamin (Vimin-fer) yazdı doktorumuz. Bir sonraki (3 ay sonra) kontrolümüze kadar bunu kullanmamız gerekmekte.
Şimdilik tek yapacağımız gereken iştahının vitaminle geri gelmesi sağlamak ve bol kan yapıcı besinler yedirmek. Tabi benim oğlum abur cubur harici bir şeyler yerse!
Hastanede kontrolümüz bittikten sonra bunca acı ve ağlamaya oğluşu ödüllendirmek gerekli tabi. Uzun bir süredir görüşemediğim bir arkadaşıma gittim. Onunda Yağız Enes`ten 3 ay büyük bir oğlu var. Malum yaşları birbirine yakın 2 (özellikle) erkek çocuk bir araya gelince siz düşünün evdeki hareketliliği, Yağız Enes arabayla oynarken Yiğit ablasının tokalarını döküp döküp sepete tekrar koyuyor, Yağız Enes onu görünce tokalara saldırıyor, Yiğit tokaları paylaşmazken Yağız Enes`i oyuncak at, köpek, inek ve binimum oyuncaklarla kandırmaya çalışıyoruz. Bu arada biz anneler onları birbirleriyle kaynaştırmak ve oyuncakları birbirleriyle paylaşmaya sağlamaktan konuşamıyoruz.
En çok merak ettiğim Yağız Enes oldum olası yapıcı bir çocuk, gerçi çok fazla yaşdaşlarıyla bir araya gelemedi benim çalıştığım ve babamızın askerde olmasından dolayı ama akranlarıyla bir araya geldiğinde de çok sakin ve paylaşımcı olmuştur. Anneannemizde kaldığımızdan dolayı misafir kabul edemedik, acaba babamız askerden döndüğünde ve kendi evimize geçtiğimizde gelen arkadaşlarıyla kendi eşyalarını paylaşacak mı? Bunu en kısa zamanda test etmem gerekli.
Gün sonunda tabi sıcağın ve gezintilerimizin etkisiyle sadece yarım saatlik uykuyla duruyordu. Birde akşam üstü alışveriş için dolaşmaya çıktığımızda dondurmayla ödüllendirilince demeyin Yağız Enes`in keyfine.
Vitamin içirmedeki ilk deneyimimizi merak ediyorsanız,
Değişik ambalajı yüzünden bir tür abur cubur sandı ve ağzını büyük bir iştahla açtı, beklediği tadı bulamayınca birden suratı ekşidi ama Allahtan çıkarmadı yuttu. Bundan sonraki kandırmalarımız nasıl olur bilmem.
S.S.
annesi çok tatlıymış buuu
YanıtlaSiltü tü tüüüü:)
Teşekkürler Nehir`in annesi :)
YanıtlaSil