21 Ağustos 2010 Cumartesi

Sürprizler...

Hergün oğluma sürpriz yapmak öle heyecanlı oluyor ki günlük stresimi onun yüzündeki şaşkınlık ve gülümsemeyle atıyorum diyebilirim.


Dün, sürekli gittiğim alışveriş merkezlerinde ve internette göz ucuzla araştırdığım ahşap şekilli puzzlelerin Bim`de satıldığını görünce iş çıkışı damladım. Malum şimdilik çişi öğrenemeyen oğluma bez yanında birde bu puzzle`dan aldım.


Üzerindeki farklı şeklilerin sadece birkaçını tanıyacak olsa da en azından öğrenir bahanesiyle aldım. (hele hele 1 tanesi ben bile bilmiyorum). Neyse büyük heyecanla açtık inceledik, yerleştirdik ama sıkılmamız çok uzun sürmedi ve bütün parçaları koltuk, halı ve bilumum girebilecek her yere soktu.
 
                            

Sadece bir tane otobüs vardı onu puzzle`de yerine yerleştirmek yerine her zamanki gibi kağıt, ahşap, karton, oyuncak arabalar hatta hatta lunaparktaki araçlara aynı muameleyi yaptığı gibi sürmeyi tercih etti :) her ne kadar açıklama yapsam da pek oralı olmadan şoförlüğüne devam etti.

Bugün gene sürprizle geldim oğluma daha doğrusu eve benden önce gelen sürprizler, kutuda çubuklu boncuk sıralama ve kartları. Okul öncesi yaş grubundaki çocukların el - göz koordinasyonu, ince motor ve renk ayırma becerilerinin gelişmesine katkı sağlayan bir ürünmüş.

Bizde Nurturia`daki bir arkadaşımla bunca arama ve araştırmalarımız sonunda bir firmada karar kıldık ve hemen sipariş verdik. Dün verdiğim sipariş bugün elimdeydi. (Bir önceki yazımı bu seferlik mazur görün sondu çünkü) Her zamanki gibi eve gelir gelmez kapıda ayyyyyy`larla karşılandım tabi. Sürprizlerinden bir haber benim gelişime sevinen oğlumla önce hasret giderdik. Ardından boncuklarını gösterdim. Açılana kadar ayyyylarla eşlik etti bana. Kutudan sonra büyük boncukları inceledi benimde yol göstermemle tek tek boncukları çubuklara dizmeye başladı. Çubuklara boncuğu her yerleştirdiğinde upiiiiiii diyordu. Hele hele birinde çubuğun yuvası biraz gevşek olacak ki boncuğu bir türlü yerleştiremedi, büyük çabalar sonunda geçirince de ohhhhbbbbbeeeeee demezmi. İnanamadım! Sanırım geç mi kaldı bilmiyorum ama bilinçli tepkiler göstermeye başladı.

   

Kartlar için biraz erken tam idrak edemedi amacını o yüzden şimdilik sadece bilinçsizce dizmeyi yeğliyoruz.


Önümüzde nede olsa uzun eğitim süreci olduğunda fazla acele etmeye gerek yok


Ardından ondan tam hevesini almadan aldığım keçeli kalemlerini gene ayyyyyyy eşliğinden gösterdim. Arkadaşlarla birbirimize danışarak ve tchiboya güvenerek getirtmiştim çünkü henüz 18 aylık ve önümüzde uzunca bir okul öncesi eğitim dönemimiz var. İlk boyama malzemelerini tchibodan tercih etmemin nedeni ise yıkamaya/silinebilirliğine güvenmemdi. Şuanda ne kıyafetine ne de duvarı/mobilyayı boyamadı sadece kalemin ucunu eliyle kontrol etme gereği duyduğu için parmakları boyandı ama o da el yıkanınca geçti.


Fakat şimdilik boyamanın biraz erken olduğunu düşündüğüm için çok fazla kullandırmadan kaldırdım boyaları. En azından keçeli kalem için erkendi.


Bu arada bugün BlogcuAnne`den çok güzel bir haber aldım. Sanırım rüyam biraz indirimlide olsa gerçekleşiyor çünkü Harvey Karp – Mahallenin En Tatlı Yumurcağı tekrar satışa çıkmış. Her ne kadar D&R dünyadan bir haber olsa da İdefixe sitesinde kitap satışta. Ama kargoculara para kazandırmak istemediğimden ben ısrarla Antalya`daki herhangi bir D&R`a gelmesini bekleyeceğim. Benim zamanım yok derseniz İdefix`e sipariş geçebilirsiniz.

   Dr. Havey Karp




S.S.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder